Star Gazetesi’nde Hira’da İkindi Vakti

Ümmeti Muhammed’e tahsis edilen vakit

ALLAH’IN ÜZERİNDE YEMİN ETTİĞİ ZAMAN DİLİMİNİ HİRA’DA İKİNDİ VAKTİ KİTABIYLA YENİNDEN GÜNDEMİMİZE SOKAN EĞİTİMCİ YAZAR İDRİS YILMAZ, İNANÇ DÜNYASINDA ÖNEMLİ BİR YER TUTMASI GEREKEN BİR HAKİKATİ FARKLI BİR BİÇİMDE ELE ALIYOR.

Eğitimci-Yazar İdris Yılmaz’ın sadece ikindi vakti ile kerahet vakti arasındaki zaman aralığında kaleme aldığı Hirada İkindi Vakti isimli kitap, okuyan birçok kişinin zaman kavramını yeniden şekillendireceğe benziyor. Asr, güneşin batmaya doğru ilerlerken geçtiği son viraj… Çoğumuzun farkında olmadığı ancak Müslümanlar için çok önemli olan bir zaman dilimi Asr; yani ikindi vakti.

Allah’ın üzerinde yemin ettiği bu zaman dilimini Hira’da İkindi Vakti kitabıyla yeninden gündemimize sokan Eğitimci yazar İdris Yılmaz, inananların inanç dünyasında önemli bir yer tutması gereken bir hakikati farklı bir biçimde ele alıyor.

“Ümmeti Muhammed’e tahsis edilen vakit asır vaktidir. Tahsisatın tahsildarları da ancak Müslüman olanlardır” sözleriyle bu kıymetli vaktin maneviyatını çarpıcı bir şekilde ifade eden yazar, çoğumuzun gafil olduğu ve Allah’ın üzerinde yemin ettiği bu mukaddes zaman dilimi hakkında peygamber efendimizin hadisi şerifiyle dile getiriyor. Asr’ın inananlar için önemini ayet ve hadisler ışığında anlatan yazar kitapta sadece bu konuyu ele almıyor elbette.

Popüler kültürün reyting yarışları uğruna ekrana çıkarttığı sözde din adamı kılıklı ve prof unvanlı şarlatanların ekrandan akıttığı zehirden, batılın hakikat kisvesine bürünmesine kadar geniş bir perspektifte sahabe kıssaları üzerinden günümüze mesajlar taşıyan yazar, özellikle düşünce dünyamızdaki karışıklıkları çarpıcı bir şekilde ele alıyor.

SIFFİN, HAKEM HEYETİ VE DAEŞ

Suriye ve Irak’taki vekâlet savaşlarında ortaya çıkartılan ve İslam dünyası dışında neredeyse kimseye zararı olmayan DAEŞ’in beslendiği fikir kaynağını de irdeleyen yazar, Hz. Ali ile Hz. Muaviye arasında yaşanan Hakem olayına atıf yaparak, “Irak ve Şam hakemleri tayin edilen vakitte, Dumetü’l Cendel’de, şimdiki Duma’da toplandılar. Buradaki toplantı, çıkan karardan ziyade, oluşan yeni düşünce, mezhep ve cemaatle kapanmayacak yaralar açtı. Kur’an-ın tevili için savaşan, bu uğurda şehit olan Hz Ali efendimiz, hak anlayışın arasını Zülfikarla diğer batıl anlayışlardan kopardı. Bağilerle savaşmak için ortaya çıkan Haydar-ı Kerrar, Bağiler içinde ve dışında birkaç fırkanın doğmasına da şahit oldu. Hakem olayı, Harici Şia ve Sünnet ehli olmak üzere üç grubu doğurdu” diyor.

EMSALİ OLMAYAN FİTNE

DAEŞ’in Harici zihniyetinden beslendiğini belirtilen yazar günümüzdeki gelişimini de, “Şimdilerde gün yüzüne çıkıp ülkemin güneyini Bağdat ve Şam arasını hâkimiyeti altına almayı hedefleyen DAEŞ, zihninde Sıffin vakasının uyarlamasını uygulayıp, Türkiye’yi Muaviye, Suriye ve İran’ı da Hazreti Ali’nin Şia’sı olarak tasavvur etmekte, her ikisine de cihad ilan etmektedir” sözleriyle anlatıyor. Sıffin savaşındaki fitne ve fesatların beraberinde birçok bakış ve anlayışlar getirdiğini vurgulayan yazar, “Sıffin tarihte ve gelecekte emsali olmayan, olamayacak bir vakıadır. Bu vakıayı salim akıl ve Salih niyetle tahlil edemeyenler, Hak Teala’nın koruması dışında, mutlaka delalete saplanırlar” sözleriyle tarihi fitnelerin günümüzde doğurduğu büyük fitne ve sorunlara ışık tutuyor.

Kitap’ta Zihin Yoklama, Usul, Zihinler Karışıyor, Nefs, Şia veya Şiilik, Peygambere İmanın nasılı, Müşahede, Anlayış, Düşünce Gerçeği gibi ana başlıklar altında birçok önemli konu üzerinde durularak zihin açıcı tespitler tarihi örnekler ayet hadislerle anlatılıyor.

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir