Oruç namazdan üstün müdür?

Hayır, nefsimi ve bütün benliğimi elinde bulunduran, onu istediği gibi yönlendiren Zât-ı Teâlâ’ya yemin ederim ki, namaz, hiçbir ibâdetle mukayese edilemeyecek kadar fazîletlidir. İmân nûrundan sonra en üstün, en parlak nûr, namaz nûrudur. Bu nûrları müşâhede edemeyenler ancak orucun üstünlüğüne kâil olurlar. Her ibâdâtın kendisine mahsus bir nûru ve her günahın da bir zulumâtı vardır. Fazîlet ve denâet, bunların çokluğu ve inkişafıyla bilinir. Bu nûrları tanıyamayana şerbetlerden bahsedilmez. Bahsedilse bile bahis, yalnızca emre imtisâlendir. İhlâsın şerbeti kırmızı, cihâdın yeşil ve îmânın beyaz renklidir. Bu şerbetleri dimâğî lezzetlerinden, hissî kuvvelerinden ve bedenî âzâlarından tadamayan ne bilsin. Mandalina, tatlı ve ekşi dimağî lezzetten nasıl ki biliniyorsa, îmân, ihlâs, cihâd ve diğer şerbetler de bu lezzetlerle bilinir. Başka idrâk metodu yoktur. İdrâk, lezzetlerden doğar. Lezzeti olmayanın ne idrâki vardır, ne inkârı. İdrâksiz lezzetten, lezzetsiz idrâkten bahsediliyorsa, bilinmeli ki taklîdî ve cehlîdir.

Orucun namazdan üstün olduğunu söyleyenler, sözlerine orucun kazasını delîl getirmişlerdir. İstihâze olan bir müstehâzenin temizlendikten sonra orucu iade etmesini, buna mukâbil namazı kaza etmemesini delîl kabul etmişlerdir. Vallahul Azîm, delîlleri bâtıldır. Bu dahi Vâsi’ ve Nâfi’ olan Hakk Teâlâ’nın bir lütfudur.

İdris Yılmaz (Maruf, Cilt 1, 25. Mektup)

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir